Logo
Logo
Görünüm Teması

Gündemdekiler

Gündem haberi bulunmuyor.

Basın açıklaması: Tarım günah keçisi değildir

Ziraat Odaları İzmir Koordinasyon Kurulu, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, Sulama Kooperatifleri İzmir Birliği, Türkiye Ziraatçılar Derneği İzmir Şubesi ve İzmir Tarım Grubu ve Kent Konseyi Tarım Çalışma Grubu'nun katılımıyla basın açıklaması gerçekleştirildi.

Basın açıklaması: Tarım günah keçisi değildir
11 Temmuz 20262 dakika okuma66 okunma

Rakam tartışması

Konuşmacılar, dünya genelinde su kullanımının yaklaşık %70’inin, Türkiye’de ise ortalama %75’inin tarımda gerçekleştiğini hatırlatırken, bu verinin “tarım suyu tüketiyor” diye tek yargıya çevrilmesine karşı çıktı. Sulama yapılan alanların üretimdeki ağırlığına işaret eden değerlendirmede, sulamanın sebze ve meyve üretiminde belirleyici rol oynadığı; Türkiye’nin kişi başına su varlığında 1.300 m³bandında “su stresi” yaşadığı ve bu miktarın 1.000 m³ altınadüşme riskinin konuşulduğu belirtildi.

Bütüncül bakış ve madencilik vurgusu

Toplantıda söz alan İlker Ağın, “bütüncül yaklaşım” derken yalnız üretim ilişkilerini değil, tarım–çevre ilişkisini ve su varlıklarının korunmasını birlikte düşünmek gerektiğini söyledi. Ağın, kaçak kuyuların boyutu ve çekilen su miktarı tam ölçülmeden “suyu merkez alan tarım planlaması”nın sahada karşılık bulamayacağını vurguladı; su varlıklarının özellikle madencilik faaliyetleriyle tahribine dikkat çekti.

“Kontrolsüz yeraltı suyu kullanımından bahsettiniz; İzmir’deki kaçak kuyuları dikkate alarak, su tüketimi yüksek ürünlerin yanlış bölgelerde yetiştirilmesine karşı nasıl bir hat kurulacak?

Sorularımı yanıtlayan Ahmet Tonak, kaçak kuyularda kesin sayıya ulaşmanın güçlüğünü vurguladı ve Küçük Menderes için kamuoyuna yansıyan bir tespiti paylaştı: “Küçük Menderes Havzası’nda 12 bin kaçak kuyu” ifadesinin dolaşımda olduğunu ancak bunun “çok sağlıklı” bir tespit olmayabileceğini söyledi. Tonak, yine de havza ölçeğinde kaçak ve yasal kuyuların toplamının, ihtiyaçla kıyaslandığında ciddi bir basınç yarattığını; üreticinin, devletin sağladığı suyun süre ve miktarı yetmediğinde yeraltı suyuna yöneldiğini dile getirdi.

“İzmir’de kaç kaçak kuyu var, çiftçiye ‘mısır ekme’ diyebilecek miyiz?”

Doğrudan yönlendirmelerin ise tek başına “yasak/uyarı” diliyle kurulamayacağını belirten Tonak, kurak dönemlerde kurumların ve sivil toplumun “kuraklığa dayanıklı çeşitler” ve ürün deseni konusunda çiftçiyi bilgilendirdiğini; asıl meselenin destek mekanizması olduğunu söyledi. Küçük Menderes için hazırlanan planlarda, çiftçinin desteklenerek sulu tarımdan en az %25 oranında kuru tarıma yönlendirilmesi öngörüsünün konuşulduğunu aktarırken, sulu tarımdan kuru tarıma geçişte oluşacak gelir farkının destekle telafi edilmesi gerektiğini vurguladı: “Yeter ki iyi bir mesaj verilsin ve desteklensin.”

TepkilerBu yazı hakkında ne düşünüyorsunuz?

Nevin Kalpalp'i Takip Edin

0 Yorum

Yorumlar(0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!

Yeni Yorum Yaz

Gönder butonuna basarak, isim ve yorum verilerinizin KVKK aydınlatma bildirimine uygun şekilde, yalnızca bu yazı altında onay sürecinden sonra yayınlanması amacıyla işlenmesini ve kaydedilmesini kabul etmiş olursunuz.